Camus ağlıyordu
Kaleci dediğin öyle haybeci bir adam değil futbolda... En azından orada vakti zamanında takılmış abilere hürmeten.
Kim mi bu abiler? İkisini ben söyleyeyim, gerisini bu yazıyı okuyan "sen" bul...
Ernesto Che Guevara ile Albert Camus...
Türkiye'de her ne kadar tişört süsü olmanın acı kaderini yaşasa da ilk üç harfi söylediğinde sana pasaport misali tüm gönül kapılarını açacak olan Che ve kitabına, "Anam ölmüş bugün..." diye başlayıp bizi bize yabancılaştıran Camus...
"Ben ahlâk ve yükümlülük üzerine bildiklerimi futbola borçluyum" diyen Camus, "Topun asla beklenen yerden gelmeyeceğini çabuk öğrendim" demeyi de ihmal etmemişti. Dün geceki Manisa-Beşiktaş maçını seyredecek olsaydı eminim ağlardı ağabeylerinin yokluğunda kaleye geçen Korcan Çelikay'a...
Fazla geriye gitmeyelim, Fenerbahçe derbisinden önce gazetecilerle yazılmamak üzere sohbetler eden Mustafa hoca, sakatlıkları bulunan Rüştü ve Hakan'dan fedakarlık yapmalarını istiyordu. Rüştü yaptı fedakarlığı o zaman (Fedakarlık=İğne bkz. Futbol Sözlüğü), şimdi de fedakarlık sırası Denizli'de... "Ben günü kurtarmak için yanlış yaptım" diyecek ve en azından dün geceki 90 dakikadan insanlık dersi çıkaracağız...
Genç bir kalecinin torpil yarası alıp, denizin derinliklerine yuvarlandığı gördüğümüz maçtan akılda kalanlara geçelim...
1- 8 küsur milyon Euro'luk Tabata'ya elveda, Beşiktaş'ın paracıklarına da öyle...
2- Aziz Yıldırım'ın bir dönem "Naz" dediği Mehmet Nas'ın vurduğu şutların Korcan değil de ofsayt engeline takılması; Ali Taran'ın "No Ofsayt"ının bedavadan reklamının yapılması...
3- Futbolun, sahadaki arkadaşların sırf kaliteleriyle ilgili değil, hırsları ve azimleriyle alakalı bir hadise olduğunun belki de milyonuncu kez tekrarının görülmesi...
4- Eski "Yan", yeni "Yardımcı" hakem, bir maçı vezir de rezil de ezebilirmiş, bunun kanıtlanması...
5- "Kanada'dan adam çıkmaz" sözünün yalan olduğunun Josh Simpson örneğiyle bir kez ortaya çıkması...
Kapanış cümlesi: Son maddedeki sözü ben uydurdum; gerçeklikle bir alakası yok...
Kaleci dediğin öyle haybeci bir adam değil futbolda... En azından orada vakti zamanında takılmış abilere hürmeten.
Kim mi bu abiler? İkisini ben söyleyeyim, gerisini bu yazıyı okuyan "sen" bul...
Ernesto Che Guevara ile Albert Camus...
Türkiye'de her ne kadar tişört süsü olmanın acı kaderini yaşasa da ilk üç harfi söylediğinde sana pasaport misali tüm gönül kapılarını açacak olan Che ve kitabına, "Anam ölmüş bugün..." diye başlayıp bizi bize yabancılaştıran Camus...
"Ben ahlâk ve yükümlülük üzerine bildiklerimi futbola borçluyum" diyen Camus, "Topun asla beklenen yerden gelmeyeceğini çabuk öğrendim" demeyi de ihmal etmemişti. Dün geceki Manisa-Beşiktaş maçını seyredecek olsaydı eminim ağlardı ağabeylerinin yokluğunda kaleye geçen Korcan Çelikay'a...
Fazla geriye gitmeyelim, Fenerbahçe derbisinden önce gazetecilerle yazılmamak üzere sohbetler eden Mustafa hoca, sakatlıkları bulunan Rüştü ve Hakan'dan fedakarlık yapmalarını istiyordu. Rüştü yaptı fedakarlığı o zaman (Fedakarlık=İğne bkz. Futbol Sözlüğü), şimdi de fedakarlık sırası Denizli'de... "Ben günü kurtarmak için yanlış yaptım" diyecek ve en azından dün geceki 90 dakikadan insanlık dersi çıkaracağız...
Genç bir kalecinin torpil yarası alıp, denizin derinliklerine yuvarlandığı gördüğümüz maçtan akılda kalanlara geçelim...
1- 8 küsur milyon Euro'luk Tabata'ya elveda, Beşiktaş'ın paracıklarına da öyle...
2- Aziz Yıldırım'ın bir dönem "Naz" dediği Mehmet Nas'ın vurduğu şutların Korcan değil de ofsayt engeline takılması; Ali Taran'ın "No Ofsayt"ının bedavadan reklamının yapılması...
3- Futbolun, sahadaki arkadaşların sırf kaliteleriyle ilgili değil, hırsları ve azimleriyle alakalı bir hadise olduğunun belki de milyonuncu kez tekrarının görülmesi...
4- Eski "Yan", yeni "Yardımcı" hakem, bir maçı vezir de rezil de ezebilirmiş, bunun kanıtlanması...
5- "Kanada'dan adam çıkmaz" sözünün yalan olduğunun Josh Simpson örneğiyle bir kez ortaya çıkması...
Kapanış cümlesi: Son maddedeki sözü ben uydurdum; gerçeklikle bir alakası yok...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder