6 Ocak 2010 Çarşamba

Güneş'e yazılan yazılar


Kaval kemiği

Akşam Gazetesi'nde bu işi öğrenmeye çalışırken, telefonla Can Bartu ustanın maç yazılarını alırdım.
Can ağabey 75. dakikada aranacak ve "Yazalım" denildikten sonra onun görüşleri alınacak; sonra derlenip, toparlanıp yazı haline getirilecek.
Fenerbahçe maçları olduğunda müdürümüz Orhan Balal'ın bana verdiği görev buydu.
Can ağabey, o eşsiz kişiliği ve tüm alaycılığıyla oynanan topu eleştirirken, Fenerbahçeli bir futbolcu için "Adam topa kaval kemiğiyle vuruyor kardeşim" demişti. Hiç unutmam...
Dün akşamki Beşiktaş-Vitesse maçını izlerken, yıllar önce Türkiye-İngiltere Ümit Milli maçında tanıştığımız, "Adamda ne teknik var kardeşim" diye dilimizi ısırdığımız Uğur İnceman'ın altıpasta topa kaval kemiğiyle vurduğunu görünce Can ağabeyi saygıyla hatırladım...
Hazırlık maçlarından geriye pek fazla enstantane kalmıyor...
Çetin Altan'ın "Türk'e Türk propagandası" sözünü bir kenarda tutarak, Vitesse'nin iki golünün; biri eski Beşiktaşlı Sinan Kaloğlu; diğeri Onur Kaya olmak üzere iki Türk'ten gelmesini "kaderin cilvesi" olarak yorumlamak gerek herhalde...
Diğer taraftan Tello'nun muhteşem vuruşu, Nihat'ın attığı iki golle kendisine gelmeye başladığının -nihayet- işaretlerini vermesi, kaleci Korcan'ın -maalesef- hatalardaki istikrarını devam ettirmesi de akılda kalan unsurlardı... (Uzatmadaki penaltı performansıyla yarı Duckadam hatırlatması yapan Ramazan Özcan daha iyi; en azından moral açısından...)
Hakem Burak Astar 6 sarı, 1 kırmızı kart, 3 penaltıyla Antalya havasının Türk hakemine iyi gelmediğini gösterdi, bunu da bir kenara not edelim.
Sonuçta bir bahis şirketinin adına düzenlenen turnuvada maç, birbirini sıkmayan, pozisyon açısından hayli cömert davranan iki takımın mücadelesini müteakiben üst bitti, hayırlı olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder