25 Aralık 2009 Cuma

Güneş'e yazılan yazılar

Marksist darbe


Beşiktaş-Bursaspor maçı için "su topu" "su balesi" başlıklarını bol bol okuyacağınız için ben böyle bir benzetme yapmak istemiyorum ama Futbol Federasyonu'nun başına benim de çalıştığım SKYTURK'un meteoroloji editörü Özgül Menderes'in getirilmesini tavsiye ediyorum acizane...
"Niye?" diye soranlara hemen yanıt verelim: Kardeşim, bir maçın oynanmaması için illa kar yağması ya da sis bastırması mı lazım? Aşırı yağmurda da maç oynanmayabilir. Demek ki, federasyon başkanı bunu bilmiyor ve bu işlerden anlayan birisi olarak Menderes biçilmiş kaftandır. Hiç olmazsa böyle bir havada hem futbolculara, hem de tribündekilere eziyet çektirmez...


Beşiktaşlı (Zaten hangi teknik direktör Beşiktaş'ta oynamamış ki) Ertuğrul Sağlam'la bu sezon zirveye bayrak dikmeye kararlı Bursaspor, yağmurdan Esenler Otogarı'na dönmüş İnönü'de Ozan İpek'le öne geçtiği zaman Siyah-Beyazlı tribünler "Ulan yine mi?" diyordu ki, devre arasında imdada Sanlı Kaptan; Sanlı Sarıalioğlu yetişti. Lig Tv'deki devre arası yorumunda "Bu ağır sahada, Nobre'yi oynatmak Allah'ın emri" diyen Kaptan'ı Denizli duymuş olmalı ki, "zaten yine yok" olan Nihat'la sonradan Mert'in değişikliği Beşiktaş'a ilkleri getirdi.


Nobre'nin bu sezonki ilk golü, ardından Beşiktaş'ın bu sezonki ilk penaltısı derken, bir baktık Beşiktaş durumu 2-1 yapmış. Ama, tabii Tolga Özkalfa'nın payını yadsımadan... Sercan'ın pozisyonunda cömert olmayan Özkalfa, İbrahim'in neredeyse gözlerinden öpecekti. İlk golde de düdük çalmadan kullanılan vuruş ve kural hatası tartışmaları...


Marksist, felsefeci ve aynı zamanda iyi topçu İvan Ergiç durumu 2-2'ye getirince, İnönü Stadı'na da neredeyse duraksayan yağmur yeniden yağmaya başladı. Son darbe "Kiralık Kartal" Zapo'dan gelince, Beşiktaş için kötü, Anadolu futbolu içinse iyi bir sonuç geldi: 2-3


Yazıyı şöyle bitirelim; Beşiktaş'a geçmiş olsun ama belli ki; ikinci yarıda da lig hayli şenlikli geçecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder